Adam cesaretini toplamaya çalışır gibi nefes alıp yutkunmaktadır.Müzik bu cılız seslerin duyulmaması için kalkan oluşturmaktadır sanki. Birilerine içsel şeyleri söylemekte hep zorlanmıştır.Cesaretini topladığına inanır,bükük boynunu kaldırır sağına döner,sevgilisinin yüzüne bakar,kadın da ona bakar ve makyajını tazelemeye gideceğini söyleyerek kalkar gider.İçerde barmenle beraber iki kişi kalmışlardır artık.Kadın kalktıktan sonra ağzında sanki bir nefes bombası patlar adamın.Hayal kırıklığı dolu bira kokulu hava yavaş yavaş seyrelerek fizik kurallarına saygılı bir şekilde bara dağılır.
Topuklu bir ayakkabından çıktığı aşikar sesleri duyar adam,kadın gelir sağ tarafına oturur.Bu sefer ne derin derin nefes almaktadır ne de yutkunmaktadır.Gözünü bira bardağına dikmiş sanki çevresinde kimse yokmuş gibi bardağa konuşur:"Sanırın dün gece babamı öldürdüm...Evet zaten annemin onu bir orospuyla bastıktan sonra evi terk etmesinden beri her gece sinir dolu karmakarışık rüyalar görüyorum ama..."Bir iki saniye bekler konuşmaya devam eder:"Sinirlenmişti,önemsiz bir konu hakkında tartışıyorduk.Dayanamadığım bir anda küfür ettim,gözlerimin içine bakıyordu.Ne hissettiğini hiç anlayamadım.Sanırım ölümün duygusuzluğu böyle bir şey."Zar zor birasından büyük bir yudum alıp bardağa bakarak anlatmaya devam eder:"Sırtımı dönüp mutfağa su içmeye gittim.Döndüğümde salonda babamı yerde yatarken gördüm.Kalbi atmıyordu.O anda bayıldım.Sabah kalktığımda kendi yatağımdaydım.Şok içinde hemen salona koştum.Kimse yoktu.Sonra arkamdan gelen kapı açılma sesini duydum ve hemen arkamı döndüm.Babam elinde taze ekmek ve gazeteyle içeri girmişti.İki üç saniye hangi zamanda,nerde olduğumu anlayamadım.O anda ilk önce gözümün önüne çocukluğumdan hayal meyal hatırladığım, aldatıldığı için evi terk eden annemin görüntüsü geldi.Özlem...Sonra bu duygu yerini çok ağır bir nefrete bıraktı.Babam karşımda kanlı canlıydı."Gözünden iki damla yaş süzülür.Kafasını kaldırır sağına bakar ve o anda adamın resmen nutku tutulur.Barın ışıklarının tanrıçalaştırdığı yabancı bir kadın hafif bir tebessümle adamın yüzüne bakmaktadır.Kadının suratında belli belirsiz şaşkınlık vardır ama yüzüne asıl hakim olan şey ortalığa kibir dalgaları yayan hafif büzülmüş dudaklarıdır.
Ve konuşmaya başlar:"Bana bunları anlatmak yerine içki ısmarlaman bir iki kelime konuşmamız için kapıyı daha iyi açabilirdi."der.O anda adamın sevgilisi tuvaletten çıkar ve adamla kadını görür.Adam hemen toparlanır ve sevgilisinin gözlerine bakar.O anda adamın kafasında bazı görüntüler oluşur ama parçaları bir türlü bir araya toplayıp anlamlı bir bütün oluşturamamaktadır.Sevgilisinin gözlerinde anlamsızlık ve biraz da hayal kırıklığı hisseder ya da ona öyle gelmektedir.Hatta bir ara çocukluğu boyunca aşina olduğu annesinin gözlerini gördüğüne yemin edebilirdi.Adamın içini garip bir rahatsızlık hissi kaplamıştır.
Ayağa kalkar kimseye bir şey demeden sevgilisinin yanından hızla süzülerek tuvalete doğru yürür.Kapıyı şiddetle açar ve içeri girmeden anında geri kapatır.Beyninin karanlık tarafından oluşturulan çağrışımlar bazen dengesini alt üst etmektedir ve babası her yerde karşısına çıkmakla artık çok olmaktadır.
25 Ocak 2011 Salı
22 Ocak 2011 Cumartesi
Murphy Kanunları ve Ben
Yaşadığım günler içinde öğrendiğim en önemli şey şu,gardını düşürdüğün anda yumruğu suratına yersin.Bu durum sanırım bende fobi oluşturdu.Bir hafta işler iyi gitmeye görsün.Diğer hafta bana nefretini kusmaya yemin etmiş şekilde saldırıyor her şey.Sadece benim hayatım mı bu kadar dalgalı bir çizgi çiziyor bilmiyorum ama benim buna kafayı aşırı taktığım aşikar.
Murphy kanunları benim için yazılmış gibi hissediyorum.Şemsiyen yoksa yağmur yağar evet aynen öyle!23 numara adlı filmi izleyenler bilirler oradaki adamın takıntısı yüzünden ne hallere geldiğini.Benim durumum bu olabilir mi acaba?Hayatın akışını murphy kanunlarıyla ilişkilendirerek küfür savuruyorum sağa sola devamlı.Bazı günler evrene hakim olan gücün benimle dalga geçtiğini düşünüyorum,sonra hadi lan deyip mutağafa gidip meyve suyu koyup televizyonu açıyorum.Evlilik programında apartman dairesi olan bir koca isteyen teyzeyi gördükten sonra o kanalı zaplayıp odama dönüp üç gün önce aldığım cipsi açıyorum sonunda.Bir tane film açıp izlemeye başlıyorum.Meyve suyunun kutusunu almak için ayağa kalkıp mutfağa yürümeye başladığımda ayağım halıya takılıyor ve yere düşüyorum.Sonra bu olaya sinirlenip bu satırları yazmaya başlıyorum.Kandın mı?Alakası yok olayın bununla aslında.Halıya takılıp şanssız olduğumu iddaa edecek kadar gülünç müyüm Allah aşkına?Benim bunu yazma sebebim o kadar çileyi çekip mutfağa ulaştığımda meyve suyunun bir bardağı doldurmaya yetecek kadar kalmamış olmasıydı.
Murphy kanunları benim için yazılmış gibi hissediyorum.Şemsiyen yoksa yağmur yağar evet aynen öyle!23 numara adlı filmi izleyenler bilirler oradaki adamın takıntısı yüzünden ne hallere geldiğini.Benim durumum bu olabilir mi acaba?Hayatın akışını murphy kanunlarıyla ilişkilendirerek küfür savuruyorum sağa sola devamlı.Bazı günler evrene hakim olan gücün benimle dalga geçtiğini düşünüyorum,sonra hadi lan deyip mutağafa gidip meyve suyu koyup televizyonu açıyorum.Evlilik programında apartman dairesi olan bir koca isteyen teyzeyi gördükten sonra o kanalı zaplayıp odama dönüp üç gün önce aldığım cipsi açıyorum sonunda.Bir tane film açıp izlemeye başlıyorum.Meyve suyunun kutusunu almak için ayağa kalkıp mutfağa yürümeye başladığımda ayağım halıya takılıyor ve yere düşüyorum.Sonra bu olaya sinirlenip bu satırları yazmaya başlıyorum.Kandın mı?Alakası yok olayın bununla aslında.Halıya takılıp şanssız olduğumu iddaa edecek kadar gülünç müyüm Allah aşkına?Benim bunu yazma sebebim o kadar çileyi çekip mutfağa ulaştığımda meyve suyunun bir bardağı doldurmaya yetecek kadar kalmamış olmasıydı.
17 Ocak 2011 Pazartesi
Bir Şarkının Düşündürdükleri
Bu şarkıyı dinlerken zevkimin geçirdiği inanılmaz evrime şaşırmalı mıyım bilmiyorum.Bazen bir şarkı sadece bir şarkı değildir.Ona derin bakarsan bir şeylerin değiştiğini anlarsın.Beden eğitimi dersi ya da teneffüste oynayacağın futbol güme gideceği için ilkokul çağında yağmurlu havadan nefret etmen nasıl da değişti.Şimdi yağarken camdan izlemek için sıcak kahveyle yağmur duasına çıkmanı nasıl açıklayabilirsin?
Her zaman dediğim gibi değişimlerden nefret ederim ve ne kadar ironiktir ki başımıza gelen şey sadece değişim.Aslında sanırım benim nefret ettiğim değişim değil,bir şeylerin bana çaktırmadan değişmeyi başaramamaları.Bir yere taşınmayı sevmiyorum,bir yerden taşınmayı sevmiyorum.Dün eski evimin önünden geçerken bir süre durakladım.Kafamı kaldırdım eski dairemize baktım.Sonra başımı sağa çevirdim her sabah gazete aldığım marketin levhasına takıldı gözüm,okuldan eve döndüğüm yola,bisikletle kaza yaptığım yere,dayak yediğim sokağa...Biz bazı insanlar geçmişi öyle kolay kolay bırakamıyoruz heralde.Ödülümüz ne buna karşılık çözemedim henüz.Keşke değişimler bu kadar keskin olmasa ama başka çare yok çoğu zaman.Ne yani bazı eşyaları yeni eve taşıyacaktım,bazı eşyalar eski evde kalacaktı.Bir gece eski evde bir gece yeni evde mi yatacaktım?Yavaş yavaş bu duruma alışacaktım.Daha sonra yeni evde daha fazla kalmaya başlayarak yumuşak bir geçiş yapacaktım yeni hayatıma.Şu dediklerime de bak!
Şu anda dinlediğim şarkı bana çaktırmadan yıllar içinde kendini sevdirmeyi başardı.Fakat bu durumda da zaman tarafından gerçekleştirilen korkutucu bir güç gösterisine şahit olduğunu hissediyorsun.Ne huysuz adamım be!
Her zaman dediğim gibi değişimlerden nefret ederim ve ne kadar ironiktir ki başımıza gelen şey sadece değişim.Aslında sanırım benim nefret ettiğim değişim değil,bir şeylerin bana çaktırmadan değişmeyi başaramamaları.Bir yere taşınmayı sevmiyorum,bir yerden taşınmayı sevmiyorum.Dün eski evimin önünden geçerken bir süre durakladım.Kafamı kaldırdım eski dairemize baktım.Sonra başımı sağa çevirdim her sabah gazete aldığım marketin levhasına takıldı gözüm,okuldan eve döndüğüm yola,bisikletle kaza yaptığım yere,dayak yediğim sokağa...Biz bazı insanlar geçmişi öyle kolay kolay bırakamıyoruz heralde.Ödülümüz ne buna karşılık çözemedim henüz.Keşke değişimler bu kadar keskin olmasa ama başka çare yok çoğu zaman.Ne yani bazı eşyaları yeni eve taşıyacaktım,bazı eşyalar eski evde kalacaktı.Bir gece eski evde bir gece yeni evde mi yatacaktım?Yavaş yavaş bu duruma alışacaktım.Daha sonra yeni evde daha fazla kalmaya başlayarak yumuşak bir geçiş yapacaktım yeni hayatıma.Şu dediklerime de bak!
Şu anda dinlediğim şarkı bana çaktırmadan yıllar içinde kendini sevdirmeyi başardı.Fakat bu durumda da zaman tarafından gerçekleştirilen korkutucu bir güç gösterisine şahit olduğunu hissediyorsun.Ne huysuz adamım be!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)