24 Kasım 2010 Çarşamba

Tahta Tam da Çivi Eksik

Buradan beni dinlemeyen herkese sesleniyorum.Şu satırları okumadığınız sırada belki de çoktan sıkılıp yatağa girmiş,kitap okurken,ara sıra gözlerimi avizeye dikerek sallanıyor mu diye bakıyor olacağım.Muhteşem bir düzen içinde bunları yaparken,en ufak şeylere dahi konsantre olamamanın çelişkisi üstümde ağırlık yapıyor olacak.

Sonra hep yaptığım gibi balkona çıkarım,kulakılığımda müzik.Balkon demirlerini karnıma yaslayıp,kışa ulaşamamış şehrimin garip mevsiminde esen garip esintinin yüzüme vurmasına engel olamayarak uzaklara dalarım.Dengemi kaybeder gibi olup kendime gelince,işte o an en karışık duygular başlar.Sabahattin Ali'nin dediği:"Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak,muhakkak ki,dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaritini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır."cümlesine paralel olarak, hayatımın esintiyle beraber uzaklara gitmesine üzülürmüydüm bilmiyorum ama korkularının üzerine git deneyine kobay olmasını istemediğim kesin.H.P. Lovecraft da en büyük korku bilinmeyenin korkusu demiş ne de olsa.

Bakmayın bu adamların sözlerini söylediğime.Dinlediğim falan yok kimseyi.Kendimi avutuyorum işte.Ha ama istemezmiydim inandığım,taptığım bir komutanın ordusunda ortaçağda savaşarak geçinen bir asker olmak ah.(Biraz önce spartacus falan izlemedim sallama terbiyesiz.)

Neyse.Çok da zaman olmuş.Gelince haber etse bari.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder